Evlerin dekorasyon anlayışı son yirmi yılda köklü biçimde değişti; ağır ve kalabalık düzenlerin yerini sade kurgular aldı. Duvar aynası çeşitleri konusunda bugün geldiğimiz nokta, bu dönüşümün doğal bir sonucu. Değişimin nedenlerine ve bugüne yansımalarına birlikte bakalım.
Sonuç olarak, katalog ve magaza dilinde gecen teknik kelimeler ilk bakista karisik gelebilir. Puf gibi kavramlarin ne anlama geldigini bilmek, satis danismaniyla konusurken dogru soruyu sormanizi saglar.
Malzeme, olcu ve uygulama terimlerini ayri ayri not almak isinizi kolaylastirir. Duvar aynası çeşitleri ile ilgili arastirma yaparken ayni terimin farkli markalarda farkli adlandirildigini da goreceksiniz.
Perde, hali, kirlent ve ortu gibi yumusak yuzeyler mekanin sicakligini belirler. Tek bir kumas turune baglanmak yerine ince, kalin ve dokulu parcalari birlikte kullanmak derinlik yaratir.
Katmanlama yaparken renk sayisini sinirli tutup doku cesitligini artirmak daha kolay bir dengedir. Keten, yun ve pamugun bir arada durdugu bir odada gozle yorulmadan zenginlik hissi olusur.
Yerlesim hatalarinin buyuk bolumu yanlis olcuden dogar; kapi kanadinin acilma yonu ya da radyator derinligi unutulunca parca odaya sigmaz. Duvar aynası çeşitleri ile ilgili her karardan once duvar duvar olcu almak zaman kazandirir.
Kagit uzerinde basit bir kus bakisi kroki bile hacim hissini test etmenizi saglar. Duvar aynası çeşitleri secerken maskeleme bandiyla zemine gercek olculeri isaretlemek en pratik yontemdir.
Genellikle, ısi baskasina yaptirirken en buyuk risk sozlu anlasmadir; kapsam net yazilmazsa is ortasinda ek kalemler cikar. Duvar aynası çeşitleri ile ilgili isleri malzeme, iscilik ve nakliye olarak ayri ayri fiyatlandirtmak gerekir.
En az uc yerden teklif almak piyasa araligini gormenizi saglar. Duvar aynası çeşitleri konusunda en dusuk fiyat degil, referansi ve is takvimi net olan usta tercih edilmelidir.
Satin almadan once tasiyici parcalarin sagligini ve boce izini kontrol etmek gerekir. Duvar aynası çeşitleri konusunda kucuk bir zimpara ve yeni bir cila cogu parcayi yeniden hayata dondurur.
İlk bakışta, oturma gruplarında halının en azından koltukların ön ayaklarını içine alması gerekir; tamamen mobilya altında kalan küçük halı odayı daralttır. Yemek masasında ise sandalyeler geri çekildiğinde bile halının üstünde kalması için her yönde 60 ila 70 santimetre pay bırakılmalı. Koridor ve geçiş alanlarında düşük havlı, kaymaz tabanlı modeller hem güvenli hem uzun ömürlüdür.}
Genellikle, dar alanlarda ayaklı ve zeminden yükseltilmiş mobilyalar tercih etmek, gözün altta boşluk görmesini sağladığı için mekânı ferahlatır. Depolama alanlarını duvarın yukarısına taşımak, açık raf yerine kapaklı dolap kullanmak ve tek bir büyük ayna ile ışığı çoğaltmak da işe yarayan yöntemlerdir. Çok sayıda küçük obje yerine az sayıda büyük parça kullanmak dağınık görüntüyü önler.
Duvarlarda kırık beyaz, açık bej ve soğuk olmayan gri tonları ışığı yansıtarak mekânı büyütür. Pencere karşısına konumlanan bir ayna doğal ışığı odanın içine dağıtır, ağır perde yerine tül veya stor kullanmak da girişi artırır. Ayrıca tavan aydınlatmasına ek olarak duvar ve zemin seviyesinde birkaç sıcak ışık kaynağı bırakmak gölgeli köşeleri dengeler.}
Mümkün, ancak stilleri birbirine bağlayan ortak bir unsur belirlemek şart; bu genellikle sınırlı bir renk paleti, tekrar eden bir malzeme veya benzer bir çizgi kalınlığıdır. Örneğin rustik bir ahşap masayı modern sandalyelerle birleştirirken ikisinde de aynı ton ağırlığını korumak dengeyi sağlar. Bir stili baskın, diğerini destekleyici konumda tutmak da karmaşadan kaçınmanın en kolay yoludur.}
Stor perde ile ilgili detaylara boğulmadan önce, odanın ana işlevini netleştirmek bütün süreci sadeleştirir.